El Yazısı ve Yazma: Beyin Aktivitesine Etkisi
Yaptığımız her eylem beyin dalgalarımızı değiştirir ve yeni sinir yolları yaratır: bu şekilde öğrenir ve deneyim kazanırız. 7Slots gibi çevrimiçi bir kumarhanede oynadığımız oyunlar bile beynimizi belirli bir şekilde düşünmeye yönlendiriyor ve davranışlarımız bundan etkileniyor. Yani günlük yaşamda yaptığımız eylemlerle düşünce biçimimiz ve hatta kişiliğimiz şekilleniyor. Bu eylemlerin önemli olması gerekmez: Basit bir yazma eylemi bile beyin aktivitemizde değişikliklere neden olur ve bunu nasıl yaptığımız bu değişikliklerin şeklini belirler. El yazısı veya klavyeyle yazmak: Bu eylemlerin her ikisi de bizi farklı şekilde etkiler. Peki bu değişikliklerin kapsamı nedir ve bu eylemlerden hangisi beynimiz için daha faydalıdır? Bu soruları aşağıda cevaplıyoruz.
El Yazısı Artık Bir Şey mi?
Gerçekten artık el yazısı kullanan var mı? Bu soru sandığınızdan daha önemli olabilir: Avrupa'daki pek çok okul el yazısını müfredatlarından çıkarmıştır. Öğrenciler artık bitişik eğik el yazısı dersleri almıyor; Norveç bu uygulamayı tamamen terk etti ve tamamen dijital bir eğitim sistemine geçti. NTNU profesörü Audrey van der Meer, elle yazmayı bilmeyen bir neslin büyüdüğünü düşündüğünden, bu göründüğü kadar iyi olmayabilir. Bundan 20 yıl sonra insanların eline bir kalem verdiğinizde, onunla ne yapacaklarını bilemeyecekler. Elle yazmayı bilmeyen bir nesil korkutucu bir fikir: teknolojiye bu kadar bağımlı olmanın sonuçları o kadar iyi olmayabilir.
Hele ki el yazısının beyin gelişimine katkısını düşünürsek. Kanada ve Avrupa'da yapılan birçok bilimsel araştırma, el yazısının kişisel gelişime çok daha faydalı olduğunu gösteriyor. Aşağıda bu çalışmaların sonuçlarından detaylı olarak bahsedeceğiz ancak öncelikle nasıl yürütüldüğünden bahsedelim:
- Araştırmaya katılan kişilere elektrotlar bağlanıyor ve onlardan bir metin yazmaları ya da resim çizmeleri isteniyor. Bunlar yapıldıktan sonra klavyeyi kullanarak aynı metni yazarlar. Son olarak aynı eylemleri dijital kalem kullanarak tekrarlamaları istenir. Başka bir deyişle katılımcılar üç farklı eylemde bulunurlar.
- Tüm bu eylemler sırasında yüksek yoğunluklu elektroensefalogram (EEG) kullanılarak beynin hangi bölümlerinin çalıştığının incelenmesi sağlanır.
- Araştırma genel olarak üniversite öğrencileri üzerinde yapılıyor ancak son 5 yıldır ilkokul çağındaki çocuklar da araştırma kapsamına alınıyor.
Peki Sonuçlar Neler?
Araştırmanın nasıl yapıldığını konuştuk ama sonuçlar neler? Bu çalışmalar bize ne anlatıyor?
- Katılımcılar kalem veya dijital kalem kullandıklarında beyinlerinin parietal ve merkezi bölgeleri çalışmaya başlıyor. Beyin dalgaları ise teta aralığına geçiyor. Diğer bilimsel çalışmalar da bu bölgelerin hafıza ve yeni bilgilerin işlenmesi için kullanıldığını gösteriyor. Başka bir deyişle öğrenme için ideal koşullar yaratılır.
- Klavyeyi kullanırken beyin dalgalarında herhangi bir değişiklik olmadığı gibi, yazmaya başlamadan önce aktif olan beyin bölgelerinde de herhangi bir değişiklik gözlemlenmiyor. Klavye kullanmak beyninizde önemli bir değişiklik yapmaz ve örneğin öğrenme moduna geçmesine izin vermez.
Araştırmalar ayrıca klavye kullanıldığında tüm görevlerin daha hızlı tamamlandığını gösteriyor ve bu beklenen bir sonuç: Tahmin edilebileceği gibi el yazısı daha fazla zaman alan bir eylem. Aynı şekilde beynin öğrenme moduna geçmesi, bunun hızlı bir şekilde gerçekleştiği anlamına gelmez. Yeni sinir yolları oluşturmak ve beyninizde gerçek bir değişime neden olmak için el yazısının uzun süre tekrarlanması gerekir. Yani beyniniz öğrenme moduna geçer ancak eğitimin tamamlanması oldukça zaman alır.
Yine de klavye kullanımında herhangi bir değişiklik olmadığı göz önüne alındığında bu elbette bir avantaj: Eğer ilkokul boyunca bitişik eğik yazı kullanmış olsaydınız, mezun olduğunuzda beyniniz gerçekten de değişmiş olurdu. Üstelik el yazısı öğrenme modunu aktif hale getirdiğinizde beyniniz sadece yazmayı değil her şeyi öğrenmeye hazır hale gelir. Bu bağlamda örneğin öğretmenin anlattığı dersi çok daha iyi anlayabilir ve hatırlayabilirsiniz.
Araştırmanın sonucu aslında basit bir şekilde özetlenebilir: Beynimiz, biz meydan okumadıkça öğrenmeyle ilgilenmez. Klavyeyi kullanarak yazmak beynimiz için basit bir eylemdir; bize hiçbir şey öğretmez. Ancak ellerimizle yazmak beynimizi sürekli çalışmaya ve yeni şeyler öğrenmeye zorlar: Tam potansiyelimize ulaşmak için bunu yapmalıyız.
El yazısının beyin gelişimine ve eğitime çok daha iyi geldiğini gösteren birçok çalışma olmasına rağmen kimse eğitim sisteminin kısa sürede değişmesini beklemiyor. Kanada neredeyse on yıl önce el yazısını eğitim programından çıkardı ve başta Norveç olmak üzere Avrupa ülkeleri de aynı uygulamayı benimsiyor.